İRAN DÜŞERSE

Sömürgeci Batı’nın bu yüzyıldaki taktiği bu. 
Karıştır, böl, parçala, birbiriyle savaştır, etkisiz hale getir. 
Afganistan’ı, Irak’ı, Libya’yı, Suriye’yi, Yemen’i ve Afrika’da bir çok devleti böyle çökerttiler. 
Şimdi sıra İran’da, Pakistan’da ve Türkiye’de. 
Ajanlarını içeri sokuyor, masum sebeplerle ayaklanma başlatıyor, dışarıdan gaz veriyor, silah sokuyor, militan sokuyor. Al sana iç savaş. Gerisi artık çorap söküğü gibi geliyor. 
İran’da da başlatmak niyetindeler. Yani öyle anlaşılıyor. Gidişat onu gösteriyor. İslam dünyasının elle tutulur, ayakta kalan birkaç sağlam devletini böyle çökertmek niyetinde oldukları aşikar. Şu tehlikeli süreçte İran’a destek verilmesi gerektiğini dillendirmeye görelim, hemen içimizden bazı “hocalar” seslerini yükseltiyorlar: 
“Oh olsun İran’a! Irak ve Suriye’de döktükleri kanda boğulacaklar! Ehli Sünnet düşmanı bunlar! Amerika’dan ve İsrail’den daha tehlikeli! Muta nikahını alet ederek fuhuş yapıyorlar, sahabelere küfrediyorlar! Oh olsun, şimdi burunları sürtülecek!” 
Bu dedikleri doğru mudur? 
Tamamen veya kısmen doğru olabilir. Bunları işliyorlarsa aklı başında hiçbir Müslüman bunları tasvip etmez, edemez. Ama madalyonun bir de öbür yüzü var. Biz bunları söyleyip İran’ı dışlamaya kalkıştığımızda onların içine yerleştirilmiş bazı ajan “hocalar” da çıkıp şunları söylemeye kalkışırlarsa, ne cevap verebileceğiz: 
“Bu Türkiye var ya bu Türkiye! Bunlar İslam’ın ve Müslümanların en büyük belası. Bunlar tamamen Büyük Şeytan Amerika’nın, kafir Avrupa’nın ve zalim NATO’nun güdümüne girdiler. Bunlar İsrail’in emellerine hizmet için BOP başkanlığını kabul ettiler. Bunlar var ya bunlar, Afganistan’da milyonlarca Ehli Sünnet Müslüman’ı katleden NATO güçlerinin emniyetini sağlıyorlar. Bunlar var ya bunlar, Irak’ta milyonlarca Müslüman’ı öldüren kafirlerle beraber iş tuttular, kafirin ikmalini sağladılar, topraklarını kafirlere tahsis ettiler. Tecavüzcüleri doyurup, istirahatlarını sağladılar. Hatta onlara dua bile ettiler. Onlarla ortak oldular.  Bunlar var ya bunlar, Suriye’ye NATO’yu, Şeytan Amerika’yı, kafir Avrupa’yı davet ettiler. Suriye bunların Müslümanca görev yapmamalarından mahvoldu. Bunlar var ya bunlar, Ehli Sünnet Libya’yı yıkmaya giden Büyük Şeytan ve zalim NATO ile beraber oldular, havadan, karadan ve denizden emniyetlerini sağlayıp zalimlere yardım ettiler. Bunlar var ya bunlar, devlet eliyle fuhuş yaptırıyorlar, toplu kumarlar oynatıyorlar, içkiyi devlet eliyle yaygınlaştırıyorlar, faizi devlet gücü ile işlemde tutuyorlar…” 
Söyleyin “hocalar” İranlıların arasına muhtemelen sokulacak ajanlar bu tezleri işleyip, iki halkın arasını bozarlarsa, bu iki devleti savaşa varan kavgalara sürüklerlerse, bunlara verecek hangi cevaplarınız var? 
“Evet bu denilenler doğrudur ama, biz de bu kötülüklerin son bulması için gece gündüz uğraşıyoruz, elimizle, dilimizle, gönlümüzle bu kötülüklerle savaşıyoruz” diyebilecek kaç “hoca” var? 
“Hocalar” İran’a çuvaldız batırıp duruyorsunuz! Haklısınız, kabul edilecek şeyler değil. Ama neden hiç iğne kullanmazsınız? Kendinize batırmazsınız? 
Hiç birimiz sütten çıkmış ak kaşık değiliz maalesef. Bu kötülüklerle savaşmakta bile bir ve beraber değiliz. İslam’ın ve Ehli Sünnet kaidelerinin bu kötülüklerle savaşılması gerektiği kurallarını hiç mi hiç üzerimize alınmıyoruz. 
Camilerin içinde konuşmak kolay. Gelen cemaate ayeti, hadisi, fetvayı anlatmak kolay. Ama camiden çıkınca bunca kötülüğün kol geziyor olması, bırakın cemaati, kendimizi bile ilgilendirmiyor. Yanlış yazıyorsam düzeltin. Ama maalesef durum bu! 
“Hocalar!” 
İran düşerse biz ayakta kalamayız! 
İran parçalanırsa, bu Türkiye’nin parçalanması demektir! 
İran düşerse, Ankara, İstanbul ayakta kalamaz! 
İran düşerse, Türkiye de düşer, Türkiye düşerse Mekke düşer, Medine düşer, Kudüs haritadan silinir! 
Etmeyin eylemeyin! 
Bilerek veya bilmeyerek Haçlı ve Siyonist’in ekmeğine yağ sürmeyin! 
“Hocalar!” 
Aynaya bakın biraz aynaya! 
Yüzünüzdeki izleri inceleyin! 
Ne hale getirmişler bizi? 
Namazımızdan, orucumuzdan başka “Ehli Sünnet’e” benzeyen hangi yönlerimiz kalmış? 
İran’a destek vermek hiç birimizi “şia” akidesine sokmaz! 
Ama İran’ın uğramakta olduğu belaya “oh olsun” diye sevinç çığlıkları atarsak, akidemize zarar vermiş olur muyuz,  kendimize yazık etmiş olur muyuz? 
Düşünün hele! 


AYKIRI ŞIKLAR 

Nizamat veriyorsun yeryüzüne, 
Sayıp dökerek aykırı şıkları. 
Önce aynaya dön bak şu yüzüne, 
Gör lekeleri, say kırışıkları!.. 

Ekrem Şama

TOP