DÜNYAYI KURTULUŞA ZORLAMAK

 
 
2001 ylında başlattılar.
“Tanrı’yı kıyamete zorlamak” gibi sapık bir fikirle İslam dünyasına saldırdılar. 
Bu saldırının arkasında Avenjelist sapkınlıkların olduğunu artık herkes biliyor. Siyonistlerle işbirliği yaparak Büyük İsrail’i oluşturmak, İslam dünyasını ve Müslümanları haritadan silmek, Haçlı zihniyetini dünyaya hakim kılmak, sömürü ve köle düzenini bir daha yıkılmamak üzere tesis etmek.
Mubarek Kudüs ve Mescidi Aksa’ya bunun için göz diktiler.
Burada durucu da değiller.
Münevver Medine ve Mescidi Nebevi, Mükerrem Mekke ve Kabetullah bundan sonraki hedefleri arasındadır. Bunların doğruluğunu ispata çalışarak köşemizi dolduracak değiliz. Bunun birçok belgesi ve delili zaten var ve erbabı biliyor.
Asıl demek istediğimiz şeyler şunlar:
Mademki bunlar “Tanrı’yı kıyamete zorlama” derdindeler. Bu sapıklığın karşısına dikilip biz de “Dünya’yı kurtuluşa zorlamak” için hamle yapmalıyız. Bu da “İslam Birliği’ni” kurmakla ancak mümkündür.
Yıllardır bu konuda maalesef adım atılmadı.Ya da atılamadı. Ah vahla zaman öldürmek de çare değildir. 
Türkiye’yi yöneten kardeşler!
İslam Birliği adımını atmak artık kaçınılmaz ve en mümkün hale geldi. Şimdi bu İsrail ve Amerika, aralarındaki işbirliği ile gözlerini Kudüs ve Mescidi Aksa’ya diktiler. Sizler de dahil olmak üzere bütün Türkiye ayağa fırladı. İslam dünyası da ayakta. Herkes kendi dilince ve kendi usulünce Amerika ve İstrail’i kınıyor, lanetliyor, en azından karşı fikir serdediyor. Herkesin fikri bu istikamete geldi. Hatırladığımız kadaryla İslam dünyasında bu bir ilk. Aslında bu çok güzel bir durum. Bu durmdan istifade ile İslam Birliği binasının temelini atmak mümkün. 
Önümüzdeki günlerde İslam İşbirliği Teşkilatını “Dönem Başkanı” sıfatıyla toplantıya çağırdınız.
Öneriyoruz, bu toplantı toplan-kına -dağıl toplantısı olmaktan çok ileri bir toplantı olsun. Bu toplantı İslam dünyasını İslam Birliği’ne zorlama toplantısı olsun. Bütün İslam dünyası Kudüs ve Mescidi Aksa merkezli aynı fikirlere yaklaşmışken Tüekiye’den bir “Büyük Mimar” çıksın. Bu malzemelerle yepyeni bir binanın temelini atma becerisi göstersin. Başarısı göstersin.
Asla unutmayalım ki, Selahaddin Eyyubi Büyük Haçlı seferlerini durdurup, onlara Mekke ve Medine yollarını tıkayıp Kudüs’ü kurtarmak için İslam Birliği’ni oluştururken şartlar bundan daha elverişli değildi. Ama bir kere kurduktan sonra yeni Haçlı seferleri düzenlemeye kalkan “Aslan Yürekli Rişar’a” tarihe geçen “SELÂHADDİN SAĞ OLDUĞU VE MÜSLÜMANLAR ARASINDA BİRLİK VE BERABERLİK BULUNDUĞU MÜDDETÇE KUDÜS’Ü GERİ ALMAMIZ MÜMKÜN OLMAYACAK”   sözlerini söyletmiştir.
Yine asla unutmayalım ki, Yavuz Sultan Selim Han, 1517 yılında İstanbul merkezli İslam birliğini kurup, Kudüs, Mekke ve Medine’yi muhafaza altına alırken şartlar bundan daha müsait değildi.
Ve yine asla unutmayalım ki, Prof. Dr. Necmettin Erbakan 1974 ve 1997 yıllarında İstanbul merkezli İslam Birliği’nin temellerini atarken bundan daha müsait şartlar mevcut değildi.
Türkiye’yi yöneten kardeşler!
Önünüzde yaşanmış örnekler var. Selahaddin’i okuyun, hangi metodları kullanmış. Onun kullandığı metodları,Müslüman devletlerin çoğu benimsemesine rağmen, mırın kırın eden İslam devletlerini hangi “metotlarla” hizaya getirdiğini iyi tedkik edin. Sultan Selim Han’ı okuyun, Abdülaziz Han’ı, II.Abdülhamid Han’ı okuyun, Erbakan’ı okuyun, nasıl başarmışlar, hangi metodları kullanmışlar, siz de kullanın, siz de başarın.
Yeter ki dünyayı kurtuluşa zorlamak gibi bir ulvi gayenin arkasına düşün. 
Türkiye’de ve İslam dünyasında başta Müslümanlar ve sivil toplum kuruluşları arkanızda olacaktır. Bazı devlet adamları mırın kırın etmeye yaltendiklerinde kendi halkı ve sivil toplum kuruluşları onları hizaya getirecektir. Yeter ki siz kararlı ve “akıllı” olun.
Türkiye’yi yöneten kardeşler!
Dünya’yı ateşe verip cayır cayır yakma derdinde olan bu çılgınlara karşı siz de “Dünya’yı kurtuluşa zorlayın, zorlayalım” 
Elbirliği ile, gönül birliği ile taşın altına ellerimizi ayaklarımızı, vücutlarımızı koyalım. Adım atalım, gerisine Allahımız da yardım edecektir. Çünkü bu Allah’ın bir farizası, Efendimizin de bir sünnetidir.
Dünya’yı ateşe vermek isteyenlerin önünü açanlar olarak tarihe geçmeyelim. 
Bunlar son fırsatlar, kardeşler heba etmeyelim. 
İki dünyamızı da ateş eylemeyelim!
 
ARZ VE TÛL
 
Müminler! Yetmez mi parçaladığı,
Masada çizilen her arzın tûlun?
Dönün yüzünüzü  artık Kabe'ye,
Çizgiler silinsin, siz de kurtulun!..
 
Üstünüzde gaflet yorganı mı var?
Hamlenizi yapın, kıyama durun;
Batının kirleri taşmış geliyor, 
Saf saf dizilin de seli durdurun!..
 
Ekrem Şama
 
TOP