DARBE TEŞEBBÜSÜ VE BİRKAÇ TESPİT

 
 
Türkiye’ye ve Milletimize geçmiş olsun. Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet yakınlarına başsağlığı dileriz.
İlk cümlemiz şu:
Ne tür ve hangi zihniyet tarafından yapılırsa yapılsın, darbeler ve cuntalar sadece yıkım getirir ve lanetlenmelidir.
İktidarın başarısızlığını ortaya koymak ayrı, meşru hükümete karşı her türlü kalkışma ları lanetlemek ayrı. Lanet olsun darbeci zihniyetlere..
Silahlı kuvvetlerin görevi ülkemizin güvenliğini sağlamaktır. Kafasına uymayan icraatları, veya haksızlık olarak algıladıkları uygulamalarını bahane gösterip darbe yapmak değildir. Asla!
Darbeler ve darbe teşebbüsleri ülkemize hep çok pahalıya malolmuştur. Mesela 20 yıl önce meşru Milli Görüş iktidarını darbe yolu ile önlemişlerdi. Bedeli belki trilyon dolara yakın zarar oldu. Bu defaki darbe teşebbüsünün zarar boyutunun da, teşebbüs aşamasında iken önlenmiş olmasına rağmen ağır ve korkunç olacağı unutulmamalıdır!
Ülkemizin çok acil ve çok önemli sorunları vardır. Bu sorunlar ancak demokrasi kaideleri içinde çözülebilir. Cuntacılar bu dertleri çözmek şöyle dursun, daha vahim hale getirirler. Bu da unutulmamalı. 
 Şimdi beklentimiz şudur: 
Ön fikirsiz, önyargısız, bu darbe girişimi çok iyi ve doğru tahlil edilip millete doğru bilgiler açıklanmalıdır.
En üzücü yanı da şudur: 
TSK gibi gözbebeği bir kuruluşumuz, bu girişimle bazılarının dillerine dolanacaktır. Süratle temizlenmelidir.
Türkiye dışarıda ve içeride çok ağır ve tehlikeli bir konuma düşmüşken, bu girişim tehlikeyi daha da ağırlaştırmıştır. Maalesef.
Önemli bir konu da şudur:
Askeri okul ve subay yetiştiren eğitim merkezlerimizin müfredatları yeniden masaya yatırılımalı, yanlışlar kaynağında önlenmelidir.
 Halkımız büyük bir duyarlılık göstermiştir. Baştan belli bir partinin il merkezlerinin toplanma adresi olarak verilme garabeti, bereket ki düzeltilmiş, meydanlara toplanarak demokratik tepkiler gösterilmiştir. Şükür ki halkımız yakaladıkları darbeci elemanları linç etmek yerine adalete teslim etmiştir. Bir iki müstesna olması bu tavra gölge düşürmez. Bu konuda iyi bir sınav verildiğini görüyoruz.
Girişimi tümden lanetliyoruz. Halkımızı tebrik ediyoruz. Bir de iktidarın kendi yanlşlıklarını da masaya yatırıp, gözden geçrip düzeltmesini temenni ediyoruz.
Kalkışmayı Allah'ın lütfu olarak görmek yanlışa götürür. Bu girişimi daha başlamadan, sağlanan istihbarat bilgileri ile önlemek. Asıl Allah’ın lütfu bizce bu olabilirdi.
Bu kalkışmanın dış bağlantıları derhal bulunmalı, teşhis edilmeli, gerekli dersler çıkarılarak, ülkemizin güvenliği ve bütünlüğünü sağlayıcı tedbirler alınmalıdır. Daha somut bir şekilde ifade etmek gerekirse, ABD, AB, NATO, CİA, MOSSAD ve İsrail’in asla güvenilmez ülke ve kuruluşlar olduğu gerçeği görülerek, gerekli adımlar buna göre atılmalıdır.
 
 
DARBE VE BATI
 
Darbeler hep Batı’nın emri ile başlar,
İhtilalle cuntayla malüldür şu Batı!.. 
Nereden emir almıştı bizdeki Baş’lar?
Hatırlayın Mayıs’ı Eylül’ü Şubat’ı!..
 
Ekrem Şama

 

TOP