14 YILIN SONUNDA

 
14 yıllık Akparti iktidarı!
14 yıllık tek başına ve TBMM’de ezici çoğunluğun oyları ve desteği ile imza atılan icraatlar!
14 yılın sonunda gelinen noktayı görmek en çok biz Milli Görüşçüleri kahrediyor!
Özetin özeti olarak satır başları ile yazmak gerekirse:
14 yıl Milli Görüş’ün tüm uyarılarına ve sarsıcı eleştirilerine rağmen ABD menfaatleri için çalışıldı, ama yaranılamadı. Şimdi o stratejik ortağımız, kadim dostumuz, koalisyon ortağımız dedikleri ve her bir sözünü ikiletmeden yerine getirdikleri Amerika, bölgemizdeki terör örgütleri ile beraber, bizim aleyhimize hareket ediyor. Bizimkileri ise yüzüstü bırakmış, istaklerimizi duymazdan geliyor, başından savıyor!
14 yıl İsrail’e perde önünde ağır sözlerle hakaret edilmesine ve bilek güreşi yapılıyormuş görüntüsü verilmesine rağmen, perde arkasında onların menfaatlerinin ve uluslararası platformlara çıkışlarının önündeki engeller kaldırılmaya çalışıdı. Şimdi ise bizimkiler yelkenler suya indirdi. Bilek güreşini kaybetmiş görüntüsündeler. Gazze’ye İsrail’in koştuğu eski şartlar çerçevesinde 2-3 gemi yardım ile bir iki tesis yapılacak diye zevahiri kurtarıp, ipin ucunu İsrail’e verdiler. Maalesef bu noktaya getirildik.
14 yıl NATO’nun en uyumlu ortağı olma rolüne soyundular. İslam ülkelerini yakıp yıkma fiillerine Mehmetçik ile destek gönderme dahil, verdikleri bütün görevleri harfiyyen yerine getirdiler. Lakin şimdi Rusya ve terör örgütlerinin ülkemize olan tehditlerine karşı, sınırlarımızı koruması için NATO’ya yaptıkları bütün müracaatlarında oyalayıcı cevaplar alarak, yüzgeri dönmek durumunda kalıyorlar. Son Varşova görüşmelerinde de tatmin edici garantileri alamadılar. Şimdi NATO’dan da beklenen umutlar yavaş yavaş sönmeye başladı. Milli Görüş ta başından beri NATO’ya da, İsrail’e de, AB’ne de, ABD’ne de asla güvenilemeyeceğini, oyalama ve aldatma politikaları güttüklerini ısrarla ve inatla ifade ederek ve yanlıştan dönmelerini belki sert sayılacak cümleler kurarak ihtar edip durmuştu.
14 yıl dostluğunu kazanmaya çalıştıkları, kapısında nöbete durdukları AB, İngiltere’si, Fransa’sı, Almanya’sı ve diğer AB üyeleri de bizimle lütfen görüşür pozisyonuna geldiler, terör örgütlerine her türlü desteği vermekte olduklarını artık gizlemeye bile gerek görmüyorlar. Cumhurbaşkanımızın yüzüne karşı 3000 yılını hedef göstermek gibi alaycı cümleler kurabiliyorlar.
14 yıl İslam dünyasının darmadağın olmasına yardım ettiler veya sessiz kaldılar! Şimdi yeniden diyalog başlatabilmek için can atıyorlar, lakin ilişki kurulacak bir komşu veya İslam devleti de kalmamış gibidir!
14 yılın sonunda tamamen dostsuz kalmayalım diye, akşam sabah hakaret ettikleri, diplomatik teamülleri aşan sözler sarfettikleri Rusya’ya “kusurumuza bakma” demek zorunda kaldılar. Böylece bundan önceki kriz sanki “bizim kusurumuzun” sonucu oluşmuş gibi Türkiye’yi rencide etmekten çekinmediler.
14 yıl sonra, hakaret ede ede parçalama ve birbirlerine düşme noktasına getirdiklleri ülkemizin mozayiğini oluşturan, bir kısmı da kendilerine rakip olan içerdeki birey ve toplumlara karşı barış ilan etme çabasındalar! Doğru hareket etmek kaydıyla bu çabalarının olumlu meyve vermesi hala mümkündür.
14 yılda çökerttikleri sanayimizi, ihmal ettikleri savaş sanayimizi yeniden diriltmek gerektiğini anlamışlar gibi, “somunu büyütmek” ifadeleri ile çareler arıyorlar ama, bu saatten sonra çok zor! 
14 yıl boyunca bozdukları nüfus dağılımımızı ve gelir bölüşümünü  düzeltmek, ya da eski haline getirmek artık imkansız gibi!
14 yılda, millete dış borcumuzun kalmadığı imajı verilerek iç ve dış borçlar gırtlağa dayandırılmış. İşsizlik katlanmış. Bu politikalarla düzelme imkanı yoktur!
14 yıl sonunda terör belası “ikiz yasaları” da kullanmak ve ülkemizi bölmek seviyesine ulaşmış. Her hükümet kurduklarında kısa sürede bu belayı defedeceklerini söyleyegelmerine rağmen, artarak ve bunların dost zannettiklerinden her türlü desteği alarak belaların en büyüğü haline gelmiş!
Hem, İsmail Kahraman, hem Adbdullah Gül ifade ettiler: Türkiye şimdi tarihinin en tehlikeli dönemecindedir. Geçen haftaki gurup toplantısında Başbakan ağzından kaçırdı: “Bugün bizden Lozan'ın intikamını almak istiyorlar!” Büyük tehlike kapımızda.
Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak’ın deyimi ile 14 yıldır Akparti iktidarınca çok yönlü bir kumar oynanmış ve kaybedilmiştir.
Şimdi açıkça görülüyor ki bunlar panik halindeler. Kafalarındaki düşünce ise şu:
Hiç olmazsa Türkiye için, devraldığımız 14 yıl öncesi şartlarını yeniden sağlayalım!
Bari bunu yapalım!
Ama artık köprünün altından çok sular geçmiş, ayaklar seller tarafından oyulmuş ve yıkılma noktasına gelmiştir. 
Milli Görüşçüler olarak çok çok çok üzgünüz ki, gelinen nokta budur ve tehlike büyüktür!
Nasıl mı çözülecek?
Eee! Biraz ders çalışılacak, Milli Görüş yeniden öğrenilecek, yaralı bereli de olsalar o çözümlere sarılacaklar!
Mecburen!
 
EMEKLEYEREK GEL
 
Milli Görüş çözümleri üretmiş,
Kırkyedi yıllık çabayla, emekle...
Ey inat, ey hırs, bu çözümlere gel,
Kol bacak kırık da, bari emekle! 
 
Ekrem Şama

 

TOP