ÇANAKKALEDE RAMAZAN

Çanakkale’nin yazı, güneş tam tepemizde,
Gündüz onaltı saat, iftarsa ta sekizde.
Hareket edemeyiz, siper güneşe karşı,
Kaynar beyinlerimiz; bu şehitlik yarışı.
Daracık siper sanki bir kapan veya kafes,
Ömürlere ilave aldığımız her nefes.
El bombası, şarapnel yağmuru, top güllesi,
Yürekleri dağlayan “ah yandım anam!” sesi.
Düşman uçağı görür, kıpırdamak hep yasak,
Altımızda tünel var, patladı, patlayacak.
Üstü kapatılmamış ihtiyaç çukurunun.
Ceset, çöp, hayvan leşi, nasıl dayanır burun?
Aman vermez karınca, her yerde yılan, akrep?
Kanlı tırnak izleri, bit ve pireler sebep.
Karasinek bulutu, saldırgan sivrisinek,
Bir parça peksimettir, gece yenilen yemek...
Dudaklar parça parça, yarılmış susuzluktan,
Göz kapakları diken olmuş uykusuzluktan.
Hasrettiler sılada bir bayram sabahına,
Onbinler oruçluyken kavuştu Allah’ına...

Ekrem Şama

 

TOP