İşte Bu Bayrak ÇIKTI

İşte Bu Bayrak ÇIKTI

Hilelerle Çanakkale

Hilelerle Çanakkale

Duygu dolu şiir sevenlere

Şu Bogaz Harbi

Şu Bogaz Harbi

AKILSIZ BAŞA AKILLI TELEFON

 
 
Ekonomimizdeki depremlerle dolu bir haftayı daha geride bıraktık. 
ABD’nin bizden aldığı çelik ve alüminyum maddelerinin giriş gümrük vergilerini iki katına çıkarmasına misilleme olarak, Sayın Cumhurbaşkanımızın da yönlendirmesi ile mukabil tedbirler alınıyor.
Halkımızdan insanı hayretler içinde bırakan protesto eylemi haberleri geldi. Mesela kimisi doları yakıyor, kimisi ayaklarının altında çiğniyor, kimisi sigarasını yakıyor, kimisi yırtıyor, kimisi burnunu temizliyor… Amerika’dan ithal edilen elektronik ürünlerini parçalayan mı istersin, denize fırlatan mı, balyoz ile ezen mi? Bu durumlar gülüp geçmek ya da kızmak yerine insanı düşüncelere sevkediyor.
Acaba bütün bu protestolar ekonomik dengelerimizin düzelmesine veya Amerikan mallarını boykot edip yerine kendi mamullerimizin kullanılmasına yardım edebilir mi? Ya da bunlar neye yarar?
15 yıldır bu gözler neler gördü neler?
Yurdun dört bir yanında devletimiz sanayileşme adına 80 yıldır devasa fabrikalar kurmuştu. Bacaları tütüyordu. İnsanlar çalışıyordu. Lakin bunların bir kısmı iyi işletilemiyordu. Teknolojileri geri kalmıştı. Çalışanları bazı sendikacılar tarafından dejenere edilmiş, fabrikalar zarar ve ziyana sokulmuştu. Üretimler sınırlanmış, maliyetler artmıştı.
AKP hükümetleri işbaşına geldiğinde, mecburiyet olmadığı halde, politik bir tercih olarak “Devleti ekonomik faaliyetlerden çekip çıkarmak” maksadıyla bu tesislerin büyük bir kısmını haraç mezat satılığa çıkardı. Parayı cebine koyan ihaleye koştu. Bu güzelim tesisler ve bunların kurulu bulunduğu alanlardaki gayrımenkuller, sanayicilikten hiç anlamayan, emlakçiliği çok iyi beceren açıkgöz kişilerin eline geçti. Satınaldığı fabrikalarda üretimi durduran açıkgöz emlakçı tipi insanlar, fabrika binalarını yıkarak, içinden çıkardıkları makinaları satarak, sahayı düzlediler. Bir çok fabrikada sattıkları makine ve ekipmanların parasıyla maliyetlerini karşıladılar. Arsalar kar kaldı. Onları da sattıklarında astronomik paralar kazandılar.
Fabrikayı alıp bazı değişiklikler yaparak yabancılara satanlar da oldu, büyük rantlar döndü. Ama neticede o güzelim tesislerin yerinde yeller esti. Bunları örneklerle açıklamak bu yazının hacmini çok aşar. Merak eden okuyucularımız internetten arama yaparak bunların sayfalarca dolusu listelerini görebilirler.
İnsan düşünmeden edemiyor, bu şekilde bu tesislerimizin yok edilmesi yerine ıslah edilemez miydi? Modernize edilemez miydi? Genişletilemez miydi? Madem devleti ekonomiden çekip çıkarmaya kararlı bir politika izleyeceklerdi. şöyle yapılamaz mıydı:
Elinizde zarar etmekte olan, ama üretim yapması memleketin çıkarına olabilecek, yerine yenisinin yapılmasının mümkün olmayacağı herhangi bir tesis, özelleştirileceği zaman, şartnamsei ona göre hazırlanamaz mıydı? Bu tesisi ancak imalat sektöründe deneyimi olan kişi ve kuruluşlar alabilir. Tesisi devraldığından itibaren şu kadar zaman içinde dünyada mevcut ileri teknolojileri getirilecektir. Tesis genişletilecek.İstihdam şartları islah edilecektir. Şu tarihten itibaren de üretim yeniden başlayacaktır. Bu tesisin üçüncü şahıslara devri ancak devletin izni ile mümkün olabilir. Bunlar şartnamelere konulamaz mıydı? “Efendim kimse bu şartlarla ihaleye girmez” diye itiraz edenlere deriz ki, devletimiz o kadar aciz mi idi ki, bu şartları kendisi hazırlayıp ihaleye çıksaydı olmaz mıydı? Öyle bir tesisi havada kapmazlar mıydı?
Bu metod takip edilseydi ve yeni yeni üretim tesisleri hayata geçirilseydi, şimdi ülkemize milyar dolarlar ödenerek sokulmuş bulunan Amerikan elektronik eşyalarının karşısına, Çin, Japon veya Kore mallarını çıkararak rekabet etmek gibi bir garabete düşmez, kendi mamullerimiz ile karşılarında olurduk.
Bu üretimler dolayısıyle dış ticaret açığımızı kapatır, dışarıdan üfürükle sallantı geçiren bir ekonomi yerine, sağlam temelli bir yapımız olurdu. Sanayi böyle de, tarım ve hayvancılık farklı mı? Onların da çareleri bulunurdu.
Böyle balyozla akıllı telefon kırmaya çalışan akılsız başlar yerine, iftiharla, mesela ASELSAN marka elektronik eşyalarımız, kendi yaptığımız uçaklarımız, otomobillerimiz ve diğer mamullerimiz törenlerle tanıtılır, reklamları yapılırdı.
Ne dersiniz, imkansız şeyler mi düşünüyoruz?
Okuyucularımızın ve tüm İslam aleminin Kurban bayramını tebrik ediyor saygı ve selamlarımızı sunuyoruz.
 
 
 
BOŞ YAYIK
 
Özelleştirme yaptılar onlarca, 
Alanın tercihi; ya boşalt, ya yık.
Bugün yağa muhtaç kaldık tonlarca,
Sallasak da çıkmıyor, bomboş yayık!
 
Ekrem Şama

 

  Sen gelmeden önce dünya kısmen huzursuzdu, mutsuzdu. Karışıklıklar vardı. Sen halkına refah vaat ettin. Huzur vaat ettin. Kalkınma vaat ettin. Tüm dünyanın lideri olacağını vaat ettin. Boyundan büy...

  Ey emir komuta ile yazanlar! Ey zemberekli konuşanlar! Ey köşeciler, ey paralı yorumcular! Sizin de çabalarınızla İslam dünyasının içine düşürüldüğü durumdan memnun musunuz? Türkiye’nin çıkmaza ...

    Tarih der ki: “1912-13 Balkan mağlubiyetinde, ordusu, maliyesi, moral motivasyonu çökmüş bulunan Osmanlı Devleti’ni İttihatcılar, bilhassa Enver Paşa, Almanya hayranlığı ve Almanya’nın yenilmey...

  Geçtiğimiz hafta Sayın Cumhurbaşkanımızın Azerbaycan ziyareti vardı.  1918 yılında Nuri (Killigil) Paşa kumandasındaki Kafkas İslam Ordusu’nun Bakü’yü kurtarışı gündeme geldi. Bakü şehitliği ziyar...

    Eylül ayı ve yakın tarih. Sonbahar başlangıcı olmasıyla alakası yok. Bu aydaki bazı günler hatırlattığı olaylar sebebiyle bizi hep hüzünlendirir. Hatta utandırır. 12 Eylül 1980, 11 Eylül 2001,...

    Bu haber ilaç gibi geldi. Ekonomideki terslikler, hayvancılıkta olanlar, hastalık, salgın, Suriye olayları, döviz fiyatları, enflasyon haberlerinden tam bunalmışken bir ışıklı haber yüzümüzü gü...

      15 Temmuz başarısız darbe girişimi hakkında AKP iktidarını en çok rahatsız eden söylem, bu darbe girişiminin “kontrollü” bir hareket olduğu söylemidir. Bu söyleme karşı şiddetle mukabele eder...

  Hayret etmez misiniz?  ABD ile feci bir kapışma yaşadık. Millet ayağa kalktı. Bayrağımıza saygısızlıktan tutunuz da, stratejik müttefikimizin bizi stratejik hedef haline getirmesine kadar müthiş s...

    Ekonomimizdeki depremlerle dolu bir haftayı daha geride bıraktık.  ABD’nin bizden aldığı çelik ve alüminyum maddelerinin giriş gümrük vergilerini iki katına çıkarmasına misilleme olarak, Sayın ...

    45 yıldır Milli Görüş partilerinde siyaset yaptık ve halen de devam etmekteyiz. Gayemiz Türkiye devletinin yönetiminde söz sahibi olabilmek ve ideallerimizi devlet yönetimine taşıyabilmek. 45 y...

    Akparti’yi iktidara getirmek ve orada uzun müddet kalmasını sağlamak üzere ABD ile yapılan pazarlıktan beri geçen 16 yıl.  İşgal, yıkım, zarar, katliam, yalan, dolan, aldatma, sömürme, cebir, d...

  Hani bu AKP savunucularının İmam Şafii’ye isnat edip ulu orta kullandıkları bir söz var ya: “Dostlarımı tesbit etmek için düşmanlarımın attığı okların yönüne bakarım!” Bugünlerde sömürgeci batılı...

    Geçtiğimiz günlerde NATO toplantısı oldu.  Sayın Cumhurbaşkanı’nın başkanlığında bir heyet Türkiye adına bu toplantıya katıldı.  Resim ve videolara baktığımızda, ülkemizi temsil eden heyetin, ...

Milli Görüş’ün tek partisi Saadet Partisi'nin bir ferdi olarak Kıbrıs harekatının 44. Yıl’ında alarm zillerini çalıyor, feryat ediyoruz: Feryadımızın konusu Kıbrıs’tır. O Kıbrıs ki: 14 Asır önce Ha...

    Öncelikle Sayın Cumhurbaşkanımıza ve yeni hükümet üyelerine başarılar diliyor, hayırlı adımlarında Allah güç kuvvet versin diyoruz. Şunu da çok iyi biliyoruz. Devraldıkları tablo dolayısıyla iş...

    Ünlü yazar Şekspir’in meşhur cümlesi: “Olmak veya olmamak, işte bütün mesele bu!” Bunu okumaya uyarlarsak, “okumak veya okumamak, işte bütün mesele bu!” diyebiliriz. Okumak var olmak, okumama...

    Morali bozulmayan bir kardeşimiz çıkabilir mi? İnsanız, sayısal başarılar da bekleriz elbet. Bu başarıyı göremeyince de moral bozuluyor.  Nerde hata yapıyoruz? Neden teveccüh göremiyoruz? Neyi...

    Bu söz Milli Görüş Lideri Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan’a aittir.  Erbakan Hocamız, “Biz siyaset değil, cihad yapıyoruz!” derken, neleri kasdettiğini biliyoruz. Biz onun Kur’an’a ve Sünne...

    Malum, yeni kanunlar mecbur bıraktığı ve barajların da kaldırılmaması sebepleri ile Saadet Partisi, CHP ve İYİ Parti bir seçim ittifakı kurarak ve her birisi kendi cumhurbaşkanı adayını çıkarara...

    Bir seçim kampanyası dönemi yaşıyoruz. Partiler, adaylar yarış halinde.  Rakipleri savaşır gibi, davransa da, Saadet Partisi doğruyu yanlışı gözeterek, hakkaniyete uyarak, rakiplerini karalama...

    Belli zamanlarda oy kullanırız. Oy demek rey demektir. Yani ülkemizi kimin yöneteceğine, yönetirken hangi kaide ve kurallara göre yöneteceğine dair görüşümüzü belli kurallara göre sandığa yansıt...

    Dünyanın en modern savaş uçağı sayılan ve kuyruğunda bayrağımızı taşıyan bir F-35 gösteri uçuşu yaptı. Bu çok güzel bir gösteri idi.  Herkes gibi biz de iftihar ettik. Bu modern ve maharetli u...

    Bazı olaylar vardır, istenmeyen şekilde gerçekleşmiştir.  Bazen de istenilen ve arzu edilen şekilde olmasını istediğimiz olaylar vardır.  Türkçemizde bunları “Ne iyi olurdu” gibi bir temenni c...

    Aynı şey değil bu iki kavram. Siyaset yönetme sanatı ve peygamber mesleği, politika ise çok yönlü yalan ve kandırma becerisidir. Uzun uzun izahat yerine, örneklerle açıklamak isteriz: Onbinle...

TOP