İşte Bu Bayrak ÇIKTI

İşte Bu Bayrak ÇIKTI

Hilelerle Çanakkale

Hilelerle Çanakkale

Duygu dolu şiir sevenlere

Şu Bogaz Harbi

Şu Bogaz Harbi

GAFLET VE İHANET

 
Sayın Cumhurbaşkanı geçen hafta önemli bir söz söyledi. Medeniyetlerin başkenti sayılan İstanbul hakkında idi bu söz.
Aynen şöyle dedi:
“Biz bu şehrin kıymetini bilmedik, biz bu şehre ihanet ettik, hala da ihanet ediyoruz. Ben de bundan sorumluyum.”
Esas itibariyle “ihanet” kavramına asla benzemeyen ve fakat netice itibariyle hemen hemen aynı anlamı kapsayan bir kelime daha vardır ki o da “gaflet” kelimesidir.
“Gaflet” kelimesi, gafil olma, anlayamama, ne yaptığını bilmeme gibi anlamlar için kullanılır. Gaflet kavramı yöneticilerin icraatları için kullanıldığında da şu anlamları içine alır:
İcraatları iyi niyetle, safiyane duygularla hayata geçirirken, bunların neticelerini hiç hesaba katmama, bilgisizce bir tutum içinde büyük zararlara sebep olma, ayakta uyuma, cahillik sebebiyle büyük zararlara sebep olma gibi anlamlar yüklenebilir, gaflet kelimesine.
Dikkat edilirse gaflet içinde bulunan yani “gafil” kişi, niyet itibariyle iyi yapmayı hedeflemiş olmasına rağmen, ayakta uyuması veya uyutulması sebebiyle neticede büyük zararlara sebep olmuş olur.
“İhanet” kelimesi bundan çok farklıdır. İhanet eden kişide çıkış noktası olan niyetinin kötü olmasıdır. Zarar vermek, yıkmak,  niyeti ile yola çıkmıştır. Hainliği kafasına koyarak, yola çıkmıştır. Niyet itibariyle “gaflet” kelimesinden tamamen ayrılır. 
Denilebilir ki gafletle ve hıyanetle yapılan icraatların neticesi aynıdır. Yıkımdır, zarardır, negatiftir. Konuşurken veya yazarken bu iki kelime  neticeleri değil niyetleri esas alarak kullanılmalıdır.
Şimdi gelelim Sayın Cumhurbaşkanı’nın yukarıdaki cümlesine:
Bu açıklamalar çerçevesinde bakıldığında son derece yanlış bir ifadede bulunmuştur kendileri.
17 yıl berberce çalıştığımız Sayın Erdoğan’ın İstanbul’a büyük zararlar vermek niyetiyle yola çıkıp, neticede de bu niyetini gerçekleştirdiğini düşünmek akla ziyandır. Kendilerinin ta en başında İstanbul’a zarar vermek değil, imar etmek, ayağa kaldırmak, tarihi ve kültürel dokusunu ihya etmek niyetiyle yola çıktığını en iyi bilenlerdeniz. Ancak, iyi niyetle yola çıkmıştır ama gaflete düşmüştür, düşürülmüştür. Gaflete düşenlerin bu gafletlerini düzeltememiştir ve İstanbul bugünkü haline getirilmiştir. Üstüne üstlük 20 yıldır gafletten uyandırılması için çabalayan Milli Görüşçülerin ikazlarını da yine gafletle dikkate almamıştır, alınmasını sağlayamamıştır.
Olay bu kadar açık ve netken, neden “ihanet” terimini kullanmıştır? Üstelik bugün hala ihanetin devam ettiğini de vurgulayarak katmerli hale getirdiği bu kelimeyi sarfetmiştir?
Tahminlerimizi sıralayalım:
Birince tahminimiz, irticalen konuşuyorsa anlık bir kelime hatasıdır. O anda gaflet ve hiyanet kelimelerinin anlamını düşünemeden anlık bir kararla bu hatayı işlemiştir. Yani gaflat neticesi olaya hiyanet demiştir.
İkinci tahminimiz ise konuşmayı bir metinden okuyarak yaptı ise, danışmanlarının veya konuşmayı hazırlayanların gafletleridir veya hıyanetleridir. Kendisine zarar vermek, tarih karşısında zor duruma düşürmek isteyen danışmanlarının bir yanlışıdır. Bu yanlışı bilmeden yaptılarsa gaflet, bilerek kasden yaptılarsa ihanet içindedirler.
Her iki halde de kendisi ve imajı büyük zarar görmüştür. Kullandığı bu ihanet terimi, bugün etrafında bulunanlar tarafından alkışlarla karşılanmış olduğuna bakmaksızın diyebiliriz ki, İstanbul’un bugün düüşürüldüğü bu durumu not eden tarih, ihanet kelimesini gerçek anlamı ile yazdığında gelecek kuşaklar kendisini alkışlayamayacaktır.
Açıktır ki, Sayın Cumhurbaşkanı’nın bu güne kadarki icraatlarına bakıldığında, çok sayıda yanıldık, aldatıldık, anlayamadık, yanılmışız itirafları mevcuttur. Gerek ABD, gerek Avrupa, gerek İslam ülkeleri ve gerekse İsrail ile ilgili politikalarının neticesi büyük zararlara sebep olmuştur. 
ABD dostluk ve müttefikliğe sığmayan şeyler yaparak paralarımızın ve sipariş ettiğimiz silahların üzerine yatmış, terör örgütlerine sonsuz destekler vererek Türkiye’yi kuşattırarak kurtuluş savaşının kapısına getirmiştir. Üstelik Cumhurbaşkanımızın kendi ifadeleri ile silah sanayimizin gelişmesinde ABD ve Avrupa’ya güvenildiği için gerekli adımların atılmasında tembellik gösterildiği de aşikardır.
Avrupa, vermiş olduğu sözleri yerine getirmediği gibi, gerek ABD ile işbirliği yaparak, gerek NATO kanalı ile, gerekse maşa kullanarak büyük Müslüman katliamlarına sebep olmuşlardır.
İsrail, kendisine Sayın Cumhurbaşkanımızın zamanında, NATO’nun ve dünya platformlarının kapısı açıldığı halde, güneyimizden kuşatılmamız için büyük entrikalar çevirmeye başlamıştır.
İslam ülkeleri Sayın Cumhurbaşkanımızın iktidar yılları boyunca Türkiye’nin de koalisyon artaklığında Haçlıların istilasına maruz kalmış, İslam birliği ideali büyük zararlar görmüş, birlik yerine darmadağınık bir duruma gelinmiştir.
Bütün bu saydıklarımız ve yerimiz musait olmadığı için sayamadığımız zararlar, Sayın Cumhurbaşkanımızın 16 yıllık icraatlarının menfi sonuçlarıdır. Ayrıca bu saylanların zararları İstanbul’a verilmiş bulunan zararlara nazaran daha büyük ve kalıcıdır.
Şimdi tutup da bütün bu zararları, “gaflet” kavramı mevcutken “ihanet” kelimesi ile açıklamaya kalkışmak büyük bir bühtan olmaz mı? 
Sayın Cumhurbaşkanımız için “ne söylese alkışlanıyor” düşüncesi ile konuşmalarının içine sıkıştırılan “ihanet” benzeri yanlış terimler tarih açısından son derece sakıncalıdır. 
“Hatalarını mertçe söylüyor” demek te yanlıştır. Çünkü yanlış kullanılmış olan “ihanet” kelimesini kullanmak hatalarını itiraf etmek olarak asla algılanamaz, değerlendirilemez.
İcraatları doğru olarak ve doğru kelimeler kullanılarak tarihe intikal ettirilmelidir.
Hiç olumlu icraatları yok mu ki hep zarları ziyanları yazıyorsunuz diye dostlarımız deriz ki, olumlu icraatlar elbette var. Ama bu yazımız “ihanet” kelimesinin yanlışlığınını anlatmak için yazıldı.
İki de bir kendilerini hiç sevmediğimiz iddiaları ortaya atılıyor. Bu da büyük bir yalandır. Asıl seven bizleriz. Çünkü doğrularına doğru, yanlışlarına da yanlış diyebiliyoruz. Bu yazımızda da tarihin kendilerini yanlış yazma ihtimaline karşı uyarı ve düzeltme görevimizi yaptık.
Kim ne derse desin!
 
HOŞGÖRÜ
 
Aldanmışlıklara daima alkış;
Herbirine ayrı ayrı hoşgörü!
Milli Görüş ilaçlarına bakış,
Herbirine ayrı ayrı hoşkörü!
 
Ekrem Şama

 

 TC.Kurucusu Mustafa Kemal'i ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı düşman olarak hedef tahtasına oturtmuşlar ve ateş etmişler. Çirkin, ayıp, düşmanca, rezalet ve nefret uyandıran bir durum. En ser...

    11 Eylül 2001, ABD İkiz Kuleler mizanseni. 15 Temmuz Türkiye’de FETÖ darbe girişimi. Başbakan Binali Yıldırım ABD ziyaretinden yeni döndü. Seyahatin bir değerlendirmesini yapacak değiliz. A...

  İlk kıblemiz, kendisi ve çevresi mübarek kılınan Mescidi Aksa. Peygamberler, sahabeler, şehitler, sultanlar yurdu Kudüs. Lozan Anlaşması, arkasından Siyonist terörü, arkasından da tamamen suni İs...

        Din Adamları Birliği Derneği, kısaca Din Bir Der, Medrese Alimleri Vakfı kısaca MEDAV ve Trabzon Kuran Kursları Dernekleri Federasyonu’nun organize etiği KARDEŞLİK KÖPRÜSÜ adıyla yapıl...

  Sayın Cumhurbaşkanı geçen hafta önemli bir söz söyledi. Medeniyetlerin başkenti sayılan İstanbul hakkında idi bu söz. Aynen şöyle dedi: “Biz bu şehrin kıymetini bilmedik, biz bu şehre ihanet etti...

  Yaklaşık 1300 yıllık tarihtir bu. Yanyana, iç içe, tek yürek bir tarihten söz ediyoruz. Kürt kavmi İslam ile Türk kavminden 100-150 yıl önce tanıştı. Kürt kavminin Müslüman olması, bölgenin Hazre...

    Amerika’nın kökleri sömürgeci, katliamcı, entrikacı Avrupa’ya dayanır. Daha kurulmadan önce yüz milyona varan Kızılderili katliamı, soygun, talan, entrika. Kuruluş yıllarında acımasız katliaml...

  Şu bilgileri paylaşmam gerekiyor:   ***Bu kitap çok az sayıda ve hatıra baskısı olarak çıkıyor. ***Dağıtıma verip birilerini ürkütmemek şartları ileri sürülüp ancak bastırabildik. ***Kitabımız...

    Hayretler içindeyiz! Milli Savunma Bakanı Sayın Canikli Kara Harp Okulu açılış töreninde açıkladı: “Çok acı tecrübelerle en ihtiyacımız olduğu zamanda dostlarımız, müttefiklerimiz parasını peş...

    Herkes bilir, ringe çıkmış sporcuların birinin bazen ya kaşı açılır, ya bileği incinir, ya da bacağı aksamaya başlar. Bu durum rakibi için bulunmaz bir fırsat oluşturur. Artık maçın geri kalan ...

İ   Muhterem milletimiz,   Çok değerli basın mensupları.   İslam İşbirliği Teşkilatının 48. kuruluş yıl dönümü münasebetiyle burada toplanmış bulunuyoruz.   Dünyadaki müslümanların birliğini t...

        Planlanan ve beklenen Erdoğan-Trump görüşmesi gerçekleşti. Cumhurbaşkanımızın görüşmeden önce açıkladığına göre çantasında şu dosyalar vardı: Amerika'nın terör örgütlerine silah desteğ...

    Bir tebliğ aracı olarak düşünmüşseniz. Milli Görüş davasına hizmet etmek gayesindeyseniz, yani bizim yakada görev yapıyorsanız peşin olarak söyleyelim, şiir elinizde akkor halindeki közdür.  Ne...

    Son devrin ünlü politikacılardan birisi tüylerimizi diken diken eden bir açıklama yaptı: “Sokağa çıktığımızda üzerimize yönelen nefretli bakışlar hissediyorum.” Biz böyle değildik. Bin yıldır...

    30 Ağustos Zafer Bayramı Cumhurbaşkanımızın verdiği bir resepsiyonla kutlandı. Cumhurbaşkanı, yani Reis, veciz bir konuşma ile katılanların ve Milletimizn bayramını terbik etti. Şimdi biz o ko...

    Muhterem halkımız, muhterem basın mensupları! Sözde global, küresel, evrensel diye nitelenen dünya zehirli meyvelerini veriyor. Dünyanın her yerinde Müslüman halk ezilmeye, vurulmaya, katliam ...

      Tarihimize baktığımız zaman sayılamayacak kadar çok ve parlak zaferler elde ettiğimiz görülür,  Bunların yıldönümleri 365 gün içine dağılmıştır. Dikkatlice incelediğimizde en çok ağustos ayı...

G E L İ Y O R Nihayet geliyor! İŞTE BU BAYRAK 1-Bayrak Şiirleri2-Taşlama Şiirleri (Merdane sözler)3-Milli Görüş ve Erbakan Şiirleri4-Tarih ve İbret Şiirleri5-Cinaslı Şiirler6-Diğer Şiirler Yüzle...

    Rahat uyumanın yolunu nihayet keşfettim dostlar. Bilirsiniz, gerek şahsi, gerek ülke ve gerekse dünya meseleleri bazen insanın uykusunu kaçırır. Bazen dediğimize bakmayın, hemen her gece insana...

    Tarih öyle bir alan ki, isabet, sadakat, hamakat, gaflet, dalalet, ihanet… Ne arasanız bulmak mümkün. Hem de rekorlara konu olmaya aday olanlarını.  Bugünkü yazımızda gaflet rekorları kırmış bi...

    Umut bırakmıştı bize dedeler babalar! Diyorlardı ki: Mehmedim, sevinin başlar yüksekte! Ölsek de sevinin eve dönsek de! Yarın elbet bizim elbet bizimdir, Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimd...

Siyonist Yahudiiiiii İlahiyat fakültesinde iken  hocamız olan  Merhum, Arif Etik Bey, “Hulasat’ül-Beyan” isimli tefsirin yazarı Mehmet Vehbi’den  dinlediği bir olayı  anlatmıştı.   Türkiye’ye ilk d...

    Ortadoğu’nun çıbanbaşı Kudüs sorunu. Geçmişte savaşlara ve mücadelelere sebep ve sahne olmuş bir sorun. 120 yıldır masada çözüm bekleyen, zaman zaman kan dökülmesine  sebep olan bir sorun. Bu...

    43 yıl önce yine böyle bir gündü! Bugün Haçlı ve Siyonistler nasıl Anavatanımıza karşı FETÖ maşasını kullanıp, 15 Temmuz fitne kazanını kaynattılarsa, 43 yıl önce başka bir 15 Temmuz fitne kaza...

TOP