İşte Bu Bayrak ÇIKTI

İşte Bu Bayrak ÇIKTI

Hilelerle Çanakkale

Hilelerle Çanakkale

Duygu dolu şiir sevenlere

Şu Bogaz Harbi

Şu Bogaz Harbi

SİYASETİN YALANLA İMTİHANI

 
 
Morali bozulmayan bir kardeşimiz çıkabilir mi?
İnsanız, sayısal başarılar da bekleriz elbet. Bu başarıyı göremeyince de moral bozuluyor. 
Nerde hata yapıyoruz? Neden teveccüh göremiyoruz? Neyimiz eksik? Ne yapmalıyız?
Dalmış gitmişiz. Bir yandan da internette sörf yapıyoruz. Amaçsız, süresiz.
Birden önüme bir video geldi.
Başbakan Binali Yıldırım seçimleri değerlendirirken şöyle bir konuşma yapıyor:
“Seçim kampnyalarında söylenenle, sorumluluk omuzlarınıza yüklenince söylemleriniz hiçbir zaman aynı olmaz. Hiçbir ülkede de aynı olmaz. Bu siyasetin gereğidir. Siyasetle hakikat her zaman birbirleriyle örtüşmez. Avrupa’da da bu böyledir.”
Birden gözlerim faltaşı gibi açıldı. Koskoca Başbakan böyle sözler söylemiş olamaz. Biz yanlış anladık galiba. Tekrar tekrar dinledik. Maalesef söylemiş. Nerede, ne zaman, hangi seçimlerden sonra söylemiş? Bunların ne önemi var? Kendinin ve partisinin zihniyetini açıklıyor bu adam. 
Yani bu şu demek:
“Seçim kampanyalarında meydanlarda, salonlarda, halkın önünde, basının önünde her şeyi rahatlıkla söyleyebilirsiniz. Seçimi kazanmanız için ne söylemeniz gerekirse söylersiniz. Ama kazandıktan sonra bu söylemler artık geçerli olmaz. Gerçekler geçerli olur. İcraatlarınızı da bu gerçeklere göre yaparsınız.”
Avrupa Birliği’ne “”uyum” için siyaseti yalanla karıştırmışlar galiba. Öyle ya, Avrupa’da da böyle ise, bunlar farklı olmamalı.
Zihniyet bu olduktan sonra meydanlarda seçim kazanmak için yalan söylemek gerekirse söylenir. Bol keseden vaat vermek gerekirse verilir. 
Biz daha fazlasını iave edlim:
“Seçimi bir savaş olarak göstermek, sizden olmayanlara çamur atmak, dışlamak, hedef göstermek dahil, kampanyalarını engellemek, zorbalık yapmak, devlet imkanlarını onların aleyhine kullanmak, sözlerini çarpıtmak, demediklerini demiş gibi göstermek, senaryolar uydurmak ve halkın gözünden düşürmek.”
Seçimi böylece kazanmak. 
Kazandıktan sonra da, nasıl kolayına gelirse öyle icraat yapmak.
Peşpeşe iki cümle yazalım.
Birinci cümle:
Siyaset, devlet yönetme sanatı ve peygamber mesleği olup, kaide ve kuralınca, halkın ve devletin çıkarına yapıldığı müddetce çok faziletli ve şerefli bir meslektir.
İkinci cümle:
Politika, yerine ve zamanına göre davranarak, yalanı, yanlışı doğrularla harmanlayarak, milletin hoşuna gidecek şekilde davranarak devlet yönetmek.
Şimdi Sayın Binali Yıldırım’ın ağzından dökülen bu sözler hangi cümleye uygundur? Adına siyaset dese bile, birinci cümlede tarif edilen siyaset ile hiçbir ilgisi olmadığı, onun anlamına tamamen aykırı olduğu kesin.
Başbakan’ın söyledikleri, ikinci cümleye benziyor.
Benziyor ama işin içine saldırganlığı, iftirayı, karalamayı, kamplaştırmayı da soktuğunuzda politika terimini bile çok aşan rezalet bir durum ortaya çıkıyor.
Bir de baskın bir medya gücü ile bu oyunlarını ve karalamalrını halkın inanacağı bir duruma sokarak seçimi galip bitirmek. Bütün bunları siyaset terimine iftira atarak yapmak. Bu nasıl bir durumdur? Adeta siyeset terimini imtihana sokmuş oluyorlar. Siyasetin yalan dolanla imtihanı… Siyaset terimi bu imtihandan asli tarifi ile çıkamaz. Kirlenir, bozulur, büzülür ve politika teriminin de gerisine düşerek çıkar.
Bu nasıl bir kirlenmedir? Bu kirlilikten temiz ve parlak bir istikbal çıkarılabilir mi? Tertemiz Peygamber mesleğini yalan dolandan ibaret gibi uygulamak nasıl bir durumdur? Hadi bunu çıkarlarınız için uyguluyorsunuz da, halkın önüne çıkıp adeta alay eder gibi “biz meydanlarda bir çok şey deriz ama, uygulama bunlardan tamamen farklı olur” diye, yaptığınızı hangi cesaretle savunursunuz? Şahsen bu uygulamalarına şehit olduğumuz halde bunları biz edep ederek dile getirmeyi bile istemezken, bunların bu kadar pervasızca sahibi tarafından dillendirilmesi nasıl bir cürettir?
Yalan iki kişi arasında vuku bulsa dahi haramdır. Ama zararları iki kişiliktir. Peki bütün bir millete ve İslam dünyasına karşı yalan söylemenin vebalini nasıl karşılayacaklar? Koltuk ve iktidar uğruna bu yapılır mı? Bunun hesabını nasıl verirler? Ölüm uzak mı sanıyorlar? Yalan dolan üzerine kaç sene daha iktidar sürdürülebilir? Bu dünyada belki hesap soran çıkmayabilir ama Allah’a olan hesap ne olacak? Yoksa Allah’ın da, haşa “laiklik” prensipi vardır da, iktidar uğruna söylenen yalanlara karışmayacağına mı inanılmaktadır?
Milli Görüş partileri olarak neden sayısal başarı elde edemiyoruz?
Allah rızası için yapılan doğru, dürüst siyaseti; iktidar hırsı için yapılan yalan, dolan, karalama ve iftira politikası ile yarırştırırsanız netice ne olur?
Allahım şahit ol!
Ey millet siz de şahit olun!
 
 
SAYIN
 
Makam kuşanmış çıkmış meydana
Ünvan almış, “muhterem” “sayın”
Sanki dozerle girmiş ormana,
Ne çamlar devirir artık siz sayın!
 
Ekrem Şama

 

  Geçtiğimiz hafta Sayın Cumhurbaşkanımızın Azerbaycan ziyareti vardı.  1918 yılında Nuri (Killigil) Paşa kumandasındaki Kafkas İslam Ordusu’nun Bakü’yü kurtarışı gündeme geldi. Bakü şehitliği ziyar...

    Eylül ayı ve yakın tarih. Sonbahar başlangıcı olmasıyla alakası yok. Bu aydaki bazı günler hatırlattığı olaylar sebebiyle bizi hep hüzünlendirir. Hatta utandırır. 12 Eylül 1980, 11 Eylül 2001,...

    Bu haber ilaç gibi geldi. Ekonomideki terslikler, hayvancılıkta olanlar, hastalık, salgın, Suriye olayları, döviz fiyatları, enflasyon haberlerinden tam bunalmışken bir ışıklı haber yüzümüzü gü...

      15 Temmuz başarısız darbe girişimi hakkında AKP iktidarını en çok rahatsız eden söylem, bu darbe girişiminin “kontrollü” bir hareket olduğu söylemidir. Bu söyleme karşı şiddetle mukabele eder...

  Hayret etmez misiniz?  ABD ile feci bir kapışma yaşadık. Millet ayağa kalktı. Bayrağımıza saygısızlıktan tutunuz da, stratejik müttefikimizin bizi stratejik hedef haline getirmesine kadar müthiş s...

    Ekonomimizdeki depremlerle dolu bir haftayı daha geride bıraktık.  ABD’nin bizden aldığı çelik ve alüminyum maddelerinin giriş gümrük vergilerini iki katına çıkarmasına misilleme olarak, Sayın ...

    45 yıldır Milli Görüş partilerinde siyaset yaptık ve halen de devam etmekteyiz. Gayemiz Türkiye devletinin yönetiminde söz sahibi olabilmek ve ideallerimizi devlet yönetimine taşıyabilmek. 45 y...

    Akparti’yi iktidara getirmek ve orada uzun müddet kalmasını sağlamak üzere ABD ile yapılan pazarlıktan beri geçen 16 yıl.  İşgal, yıkım, zarar, katliam, yalan, dolan, aldatma, sömürme, cebir, d...

  Hani bu AKP savunucularının İmam Şafii’ye isnat edip ulu orta kullandıkları bir söz var ya: “Dostlarımı tesbit etmek için düşmanlarımın attığı okların yönüne bakarım!” Bugünlerde sömürgeci batılı...

    Geçtiğimiz günlerde NATO toplantısı oldu.  Sayın Cumhurbaşkanı’nın başkanlığında bir heyet Türkiye adına bu toplantıya katıldı.  Resim ve videolara baktığımızda, ülkemizi temsil eden heyetin, ...

Milli Görüş’ün tek partisi Saadet Partisi'nin bir ferdi olarak Kıbrıs harekatının 44. Yıl’ında alarm zillerini çalıyor, feryat ediyoruz: Feryadımızın konusu Kıbrıs’tır. O Kıbrıs ki: 14 Asır önce Ha...

    Öncelikle Sayın Cumhurbaşkanımıza ve yeni hükümet üyelerine başarılar diliyor, hayırlı adımlarında Allah güç kuvvet versin diyoruz. Şunu da çok iyi biliyoruz. Devraldıkları tablo dolayısıyla iş...

    Ünlü yazar Şekspir’in meşhur cümlesi: “Olmak veya olmamak, işte bütün mesele bu!” Bunu okumaya uyarlarsak, “okumak veya okumamak, işte bütün mesele bu!” diyebiliriz. Okumak var olmak, okumama...

    Morali bozulmayan bir kardeşimiz çıkabilir mi? İnsanız, sayısal başarılar da bekleriz elbet. Bu başarıyı göremeyince de moral bozuluyor.  Nerde hata yapıyoruz? Neden teveccüh göremiyoruz? Neyi...

    Bu söz Milli Görüş Lideri Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan’a aittir.  Erbakan Hocamız, “Biz siyaset değil, cihad yapıyoruz!” derken, neleri kasdettiğini biliyoruz. Biz onun Kur’an’a ve Sünne...

    Malum, yeni kanunlar mecbur bıraktığı ve barajların da kaldırılmaması sebepleri ile Saadet Partisi, CHP ve İYİ Parti bir seçim ittifakı kurarak ve her birisi kendi cumhurbaşkanı adayını çıkarara...

    Bir seçim kampanyası dönemi yaşıyoruz. Partiler, adaylar yarış halinde.  Rakipleri savaşır gibi, davransa da, Saadet Partisi doğruyu yanlışı gözeterek, hakkaniyete uyarak, rakiplerini karalama...

    Belli zamanlarda oy kullanırız. Oy demek rey demektir. Yani ülkemizi kimin yöneteceğine, yönetirken hangi kaide ve kurallara göre yöneteceğine dair görüşümüzü belli kurallara göre sandığa yansıt...

    Dünyanın en modern savaş uçağı sayılan ve kuyruğunda bayrağımızı taşıyan bir F-35 gösteri uçuşu yaptı. Bu çok güzel bir gösteri idi.  Herkes gibi biz de iftihar ettik. Bu modern ve maharetli u...

    Bazı olaylar vardır, istenmeyen şekilde gerçekleşmiştir.  Bazen de istenilen ve arzu edilen şekilde olmasını istediğimiz olaylar vardır.  Türkçemizde bunları “Ne iyi olurdu” gibi bir temenni c...

    Aynı şey değil bu iki kavram. Siyaset yönetme sanatı ve peygamber mesleği, politika ise çok yönlü yalan ve kandırma becerisidir. Uzun uzun izahat yerine, örneklerle açıklamak isteriz: Onbinle...

    Türkiye’nin en köklü ve en diri partisi Saadet Partisi. Bazı kardeşlerimiz, diğer partiler bol keseden hazine yardımı alırken, biz neden alamadık diye hayıflanıyorlar. Biz öyle düşünmüyoruz. ...

    Ramazan bereketine yaklaşıyoruz. Bu ay oruç, zikir, tefekkür, itikaf ve Allah’a daha yaklaşma ayı olarak bilindiği gibi, yardımlaşma, zekat ve sadaka ayı olarak da önemlidir. Çünkü biz millet o...

    Sayın Cumhurbaşkanımızın sık sık söylediği bir sözü var. "Biz sadece rükuda eğiliriz. Başka kimsenin önünde eğilmedik, eğilmeyiz." Bu cümleyi bazı yerlerde daha detaylı söylüyor: "Biz kimsede...

TOP