28,10,0,50,1
600,600,60,1,3000,5000,25,800
90,150,1,50,12,30,50,1,70,12,1,50,1,1,1,5000
Powered By Creative Image Slider
Şu Boğaz Harbi
Read More!
Hilelerle Çanakkale
Kapak
Başlar ve Kılıçlar
Kapak
Allah Dostu Erbakan
Kapak
Osmanlı DüşünYordu
Kapak
Şiirlerle Çanakkale
Kapak
İnsanlar ve Mallar
Kapak

MAZHAR GÜRGEN BAYATLI İLE RÖPORTAJ

 

 

Röportaj: Ekrem Şama

Röportaj tarihi: 10 Şubat 2014

 

 

Soru:

Kısaca sizi tanıyabilir miyiz?

 

Cevap:

1935 Niğde/Bor doğumluyum, annem Şeyh Ahmet Kuddisi Hazretlerinin torunudur. Babam da manifatura tüccarı idi. Ben ortaokuldan sonra okumadım. Babamla manifaturacılık yaptık, sonra ben altın işine başladım. Öyle gelişti hadiseler. Allah bereket versin çok para kazandık, çok sarfettik tabi bu arada, Allah kabul etsin!  Milli Selamet Partisi’nin Genel Merkez Kurucular heyetindenim. Tüccarım. Milli Selamet Partisi’nin Genel Merkez Yöneticisiyim. Genel Muhasip görevini yürüttüm. Halen İstanbul’da tüccarlık mesleğine oğlum ile devam ediyoruz.

 

Soru:

Erbakan Hocamızla nasıl tanıştınız? Ne görevler yaptınız?

 

 Cevap:

 Dünya tatlısı bir ablam vardı. Erbakan Hocamızın hanımı ile iyi arkadaş imişler. Benim ismimi Erbakan Hocaya hanımı Rahmetli Nermin Erbakan vasıtası ile o vermiş. Beni çağırdı ve “bundan böyle bizimle çalışacaksın” dedi. Ben de emir telakki ettim. Milli Selamet Partisinde çalışmaya başladık. İşlerimi evlatlarıma bıraktım ve ben Ankara’ya yerleştim. Çünkü bu cihad hareketi idi ve ben iş güç düşünemezdim. Erbakan Hocamıza “bana  şoförlük dahil, ne görev verirsen baş göz üzerine yerine getiririm” dedim. Erbakan Hocamız da beni muhasip olarak görevlendirdi, partinin para işlerini bana tevdi etti. Her yere beni götürür, işleri bana havale ederdi.

 

Soru:

Erbakan Hocamız nasıl bir insandı?

 

Cevap:

Hocamız ipek gibi bir insandı. Hiç kimseyi kırmazdı, çok güzel sohbeti olurdu. Aleyhinde atana bile hemen hoşgörülü idi. Böyle çok güzel günlerimiz oldu. Hiç bir şeyde ayrı kalmadık, her yerde beraberdik. Para mevzu bende idi O ne emrettiyse hiç itirazsız yerine getirirdik.

 

Soru:

Sizin bu harekete çok yardımlarınız olduğunu ben biliyorum. Binalar alınacağı zaman destek olduk, vasıtalar alınacağı zaman keza. Para toplama ve harcama işini sonuna kadar götürdük. Bu çalışmalarımızın bereketi bize de yansıdı. Ben Kapalıçarı’da kuyumcuydum aynı zamanda. Kısa süre sonra Kapalıçarşı’nın bir numaralı kuyumcusu olduk yani.   

 

Soru:

Allah razı olsun Erbakan hocamızın para işlerini idare ettiniz. Kendi şahsi harcamalarını partinin kasasından mı yapardı, yoksa istemez miydi, yani yemesi içmesi vs.

 

Cevap:

Şahsi işlerinin bedelini hep kendi cebinden karşılardı. Partinin kasasından hiçbir şey aldığını ben görmedim.

 

Soru:

Neden sordum biliyor musunuz, daha sonra trilyon davası diye uyduruk bir dava açtılar. Erbakan Hocama büyük iftiralar attılar. Yemesini içmesini bile partiden yapmayan bir adam, partinin parasını alır mı?

 

Cevap:

Yok! Yok! Yok! Efendi yok! Halis Müslümandı, ona kurban olayım ya çok tatlı bir adamdı.  Beş kuruşa bile tenezzül etmezdi.

 

 Soru:

Paşa Dede diye bir Allah dostu ile münasebetleriniz olmuş?

 

Cevap

Ankara’da bir dostumuzun vasıtası ile tanıştık Paşa Dede Hazretleri ile. Erzincanlı biri idi. Gidip kendisinden ders almaya başladık. Sonra biz onu önce Bor’a sonra İstanbul’a getirdik. Kendisine bir çok kişi intisap etti ve Allah yolunu buldu. Erbakan Hocamız ile de tanıştı. Erbakan Hocamız Mehmet Zahit Kotku’dan ders alırdı. Ama Paşa Dede ile cihad konularında çok beraberlikleri oldu, ondan ders aldı, cesaret aldı.

 

Soru:

Milli Gazete’nin kuruluşunda siz de var mıydınız?

 

Cevap:

Para işlerini ben yürüttüğüme göre elbette gazetenin kurluşunda da katkılarımız olmuştur.

 

Ekrem Şama:

Mazhar Bey çok teşekkür ederiz. Kalan ömrünüzün de bereketli geçmesi duamızla saygılarımızı sunarız.

 

Mazhar Gürgen Bayatlı:

Allah sizden de razı olsun, başarılar dilerim.

  

 

 

 

TOP