İşte Bu Bayrak ÇIKTI

İşte Bu Bayrak ÇIKTI

Hilelerle Çanakkale

Hilelerle Çanakkale

Duygu dolu şiir sevenlere

Şu Bogaz Harbi

Şu Bogaz Harbi

YA KİMİNLE İTTİFAK KURSAYDIK?

 
 
Malum, yeni kanunlar mecbur bıraktığı ve barajların da kaldırılmaması sebepleri ile Saadet Partisi, CHP ve İYİ Parti bir seçim ittifakı kurarak ve her birisi kendi cumhurbaşkanı adayını çıkararak seçimlere giriyor. DP de bu ittifakın bir unsuru.
Vay efendim bunlarla nasıl ittifak kurar mışız?
Dinimizi, imanımızı, vatan ve bayrak aşkımızı silip süpürürcesine ve de terör seviciliği ithamlarına maruz bırakarak bir vahşi propaganda metodu ile kendi yandaşlarına Saadet Partisini karalatma çabasına girdiler. En tepeden de şer ittifakı gibi bir yaftalamayı da ihmal etmediler.
Kim bunlar?
Elbette AKP yönetici, görevlisi, medyatörleri ve aktrol dedikleri ağzı küfürlü, kaide kural tanımaz bir takıp yandaşları.
Biz bu partilerle seçim ittifakı kurmayıp da şimdi vasıflarını sayacağımız ve bütün bu vasıfları aşikar olduğu halde, hala kendilerini kardeş kabul edip ona göre davrandığımız halde kardeşliği de rededercesine saldıran partilerle mi ittifak kuracaktık? 
En başta yola çıkarken, İslam Medeniyeti’nin yenildiğini kabullenip “Batı Medeniyeti” ile beraber olmayı tercih edip hala o tercih üzere hareket edenlerle mi kursaydık?
Milli Görüş Partisi olan Fazilet Partisi’ne mecliste cuntacılarla ve 28 Şubat kararlarını uygulamaya çalışanlarla kıyasıya mücadele ederken, mücadele ettiklerinin içinde bulunan bir takım sapık fikirli “hoca”lardan icazetler ve fetvalar alıp ayrılık tohumları ekmeye başlayanlarla mı kurmalıydık?
 Daha o yıllardan savunmaya ve uygulamaya başladıkları dinlerarası diyalog ve medeniyetler ittifakı gibi “Ilımlı İslam” projelerini halen devam ettirenlerle mi kurmalıydık?
Irak’ı sudan sebeplerle işgal ederek, milyonlarca Müslüman’ı katleden zalim sömürgeci kuvvetlere koalisyon ortaklığı yaparak, topraklarımızdan binlerce sorti yaptırıp, yüzlerce tarihî İslam şehirlerini harabeye çevirenlere, yüzlerce camiyi, mescidi, tarihi eseri yakıp yıkanlara destek vermiş olanlarla mı kurmalıydık? 
Afganistan’a zalim ABD ve NATO askerlerine destek için, gerekçelerini bile hiç incelemeden, soruşturmadan Mehmetçiğ’i gönderdiklerini birkaç ay önce Başbakan’ın ağzından itiraf edenlerle mi kurmalıydık?
Kardeş Libya’yı parçalayıp sömürmeye giden zalim sömürgeci ordularına, donanmamızla emniyet desteği sağlayarak parçalattıktan sonra, bu yetmezmiş gibi bavullara doldurdukları ülkemizin yüzmilyonlarca dolarını işbirlikçilere destek için için bizzat götürenlerle mi kurmalıydık?
 Türkiye'ye en büyük yardımı yapan Kaddafi'yi hiç olmazsa kurtarmak ellerinde iken, hunharca linç edilmesine uzaktan seyirci olanlarla mı ittifak etmeli idik?
Kardeş Suriye’de yangın çıkartmak isteyen sömürgeci devletlerin emellerini hemen fark edip, bunu iki komşu arasında görüşerek önlemek mümkü iken, böyle yapmayıp, yangına körükle gitmiş olanlarla mı kurmalıydık?
Halen daha bir iki ay önce Suriye’de kimyasal silah kullanılmış olduğu iddiasını tektik bile etmeden, iki ülke yetkilileri ile bunun önlenmesi için adım atmadan, zalim ABD’yi Müslümanların tepesine füze yağdırmaya teşvik eden ve buna da “az bile oldu” diyenlerle mi kurmalıydık? 
Arap baharı safsatasının “gerçek bahar” olduğuna Mısırlı “Müslüman Kardeşleri” ikna ederek, seçime katılmaları için cesaretlendiren, sonra da onların katledilmesini, hapse atılmasını çaresizlik içinde izleyen, şimdi de bütün bunları unutanlarla mı kurmalıydık?
Çin zulmü altında inim inim inleyen ve insanlık dışı bir metodla Müslüman ailelere cebren “damızlık Çinli erkek” sokulması karşısında, kardeşlerimizin terörist olduklarını ilan edenlerle mi kurmalıydık? 
 Kapılarında bekletildiğimiz yetmezmiş gibi, kanunlarımızı onların emri ile değiştirip Avrupa toplumunun ne kadar rezaleti ve pisliği varsa ülkemize de gelsin diyerek, baraj kapaklarını açanlarla mı kurmalıydık?
Faiz bir dünya gerçeiğidir, biz de fazisiz ekonomi düşünmüyoruz, diyerek yola çıkıp, vahşi kapitalizmi acımadan uygulayıp, rantiyecilere 800 milyar liraya yakın faiz ödeyen, ülkemizi ödenmesi kolay olmayan borçlara batırmış bulunan, yüzlerce sanayi tesisini yıkarak yok eden, işsizliği katmerli rakamlara çıkaran, nüfus dengelerimizi alt üst eden, tarım ürünü ihraç ederken ithal eder duruma getiren, ülkemizi iflasın eşiğine getirmiş bulunanlarla mı kurmalıydık? 
 Avrupa Birliği’ne gireceğim diye, Kıbrıs ve Dicle-Fırat tavizlerini verenlerle mi kuracaktık?
İstanbul ve diğer büyük şehirlere bizzat itiraf ettikleri gibi ihanet etmiş olanlarla mı kurmalıydık? 
İsrail’in önünü açarak katmerli ticarette rekor sınırlarını zorlayan, onları NATO ve OECD’ye almak için kıyaklar yapanlarla mı kurmalıydık? 
14 asır önceki İslami hükümler günümüze uygulanamaz, diyenlerle mi kurmalıydık?
Bırakın 70-80 sene önceki yapılanları, daha 24 sene önce, hem de sadece Ezan’ın değil, Kur’an’ın da değiştirilmesi gerektiğini savunmuş olanlarla mı kurmalıydık?
Hala “evet onlarla kurmalıydınız” diyenler varsa bir cümlemiz daha var:
Evet onlarla da ittifak teklifi üzerine müzakere yapıldı. Dedik ki:
“Bu yanlış politikalarınızı değiştirmedikçe biz bir araya gelemeyiz, sizin veballerinize ortak olamayız.” 
Şunu diyemediler:  “Biz bu yanlışlarımızdan gerekli çıkarımları yaptık, bütün bunları bizi kandırdıkları için yapmak zorunda  kaldık, yanlış yaptık, değiştireceğiz, gelin yeni hareket şeklimizi belirleyelim.” 
Demek ki hatalarını hala anlayamamışlar, değişmemişler, değişmeye de niyetli yok.
Kuruluşundan beri Hak ve haklının yanında olan Milli Görüş, Saadet Partisi, tabelasını da kaldırarak, üstüne üstlük onların cumhurbaşkanı adayını da desteklemek şartıyla, bütün bu yanlışlara rağmen, bunlarla ittifak kuramazdı. Kurmadı. 
Saadet kurduğu ittifakta kendi amblemi ile, kendi adayı ile, herhangi bir baraj olmaksızın seçimlere katılıyor ve Allah’ın izni ile en iyi neticeyi alacak.
Elbette ittifak şartlarında uzlaşma neticesi alınan prensipler çerçevesinde yürünüyor.
Ah, anlayamadık, Erbakan sağ olsaydı bu vatanı kurtaracak yegane adam o idi. Sağ olsaydı oyumu ona verirdim, diye pişmanlık duyan bir gurup var.
Korkarız bu vahşi propagandanın etkisinde kalarak Saadet Partisi’ne oy vermekten imtina edenler de benzer pişmanlıkları duyacaklar. Ama pişmanlıklar hiçbir zaman çözüm olmaz, olmuyor.
Yurdumuzda huzurlu bir seçim atmosferinin gerçekleşmesi, ve kucaklaşmanın sağlanması için bunların vahşi ve haksız saldırılarını durdurmalarını temenni ediyoruz. Devam ederlerse bile, ki öyle anlaşılıyor, her iki dünyada da erinde gecinde adaletin tecelli edeceğine inancımız tamdır.
 
 
VAHŞİ SALDIRILAR
 
Saldırıları, haksız ve vahşice,
Ayaklar farkında değil, baş kaymış.
Yarın acı gerçekleri görünce;
Anlarlar ki, işin rengi başkaymış!
 
Ekrem Şama

 

    Malum, yeni kanunlar mecbur bıraktığı ve barajların da kaldırılmaması sebepleri ile Saadet Partisi, CHP ve İYİ Parti bir seçim ittifakı kurarak ve her birisi kendi cumhurbaşkanı adayını çıkarara...

    Bir seçim kampanyası dönemi yaşıyoruz. Partiler, adaylar yarış halinde.  Rakipleri savaşır gibi, davransa da, Saadet Partisi doğruyu yanlışı gözeterek, hakkaniyete uyarak, rakiplerini karalama...

    Belli zamanlarda oy kullanırız. Oy demek rey demektir. Yani ülkemizi kimin yöneteceğine, yönetirken hangi kaide ve kurallara göre yöneteceğine dair görüşümüzü belli kurallara göre sandığa yansıt...

    Dünyanın en modern savaş uçağı sayılan ve kuyruğunda bayrağımızı taşıyan bir F-35 gösteri uçuşu yaptı. Bu çok güzel bir gösteri idi.  Herkes gibi biz de iftihar ettik. Bu modern ve maharetli u...

    Bazı olaylar vardır, istenmeyen şekilde gerçekleşmiştir.  Bazen de istenilen ve arzu edilen şekilde olmasını istediğimiz olaylar vardır.  Türkçemizde bunları “Ne iyi olurdu” gibi bir temenni c...

    Aynı şey değil bu iki kavram. Siyaset yönetme sanatı ve peygamber mesleği, politika ise çok yönlü yalan ve kandırma becerisidir. Uzun uzun izahat yerine, örneklerle açıklamak isteriz: Onbinle...

    Türkiye’nin en köklü ve en diri partisi Saadet Partisi. Bazı kardeşlerimiz, diğer partiler bol keseden hazine yardımı alırken, biz neden alamadık diye hayıflanıyorlar. Biz öyle düşünmüyoruz. ...

    Ramazan bereketine yaklaşıyoruz. Bu ay oruç, zikir, tefekkür, itikaf ve Allah’a daha yaklaşma ayı olarak bilindiği gibi, yardımlaşma, zekat ve sadaka ayı olarak da önemlidir. Çünkü biz millet o...

    Sayın Cumhurbaşkanımızın sık sık söylediği bir sözü var. "Biz sadece rükuda eğiliriz. Başka kimsenin önünde eğilmedik, eğilmeyiz." Bu cümleyi bazı yerlerde daha detaylı söylüyor: "Biz kimsede...

    Yazımızın girişine Sayın Cumhurbaşkanımızın bir sözünü yerleştirelim: “Kimseden emir ve talimat almayız. Kimsenin dayatmasına boyun eğmeyiz. Kimsenin önünde eğilmeyiz. Bizim başımız sadece Aall...

    Hızlı bir tempo ile yetişmeye çalışıyoruz. İstenilen bilgileri arz etmek için. Konferans, sohbet, seminer, panel, televizyon ve radyo programları, ziyaretler, salonlar, stüdyolar… Sadece Şuba...

    Dünya 21. Yüzyıl’ı yaşıyorken Türkiye kurtuluş savaşına getirildi. Tehlikeler kapımızı çaldı. Rahmetli Erbakan Hocamızın dediği gibi toprak ayağımızın altından kaydı, kayacak. Hemen hemen herk...

    Bizzat dolaşarak görüyoruz: Muğla’dan Kars’a, Mardin’den Edirne’ye… Fransa’dan Avusturya’ya, İsviçre’den Belçika’ya… Milli Görüş erlerinde bir heyecan, bir rüzgar ve bir gayret ki sormayın. ...

    Çanakkale zaferimizin 103.ncü yılını kutluyoruz, şehit ve gazilerimizi rahmetle anıyoruz! Bu zaferimiz bize hangi dersleri veriyor, düşünüyor muyuz? Çanakkale cephesinin de içinde bulunduğu bi...

    Sayın Cumhurbaşkanımızın son yıllarda bir dizi itirafta bulunduğunu herkes biliyor: FETÖ bizi aldattı. Allah da, milletim de bizi affetsin. Avrupa Birliği bizi kandırdı. Barzani bizi aldattı....

    Bu yazımızı 1 Mart’ta kaleme aldık. Yakın tarihimizde çok çok önemli iki tane 1 Mart olayı var. İkisi de Rahmetli Erbakan Hocamız ile ilgili. Bir tanesi, 1 Mart 2011 tarihinde Erbakan Hocamızı...

    Türkiye’nin, İslam dünyasının ve hatta dünya insanlığının kurtuluş reçetesi olan Milli Görüş’ü bırakıp gitmiştin. Çünkü başını döndüren sert rüzgarlar estirmişlerdi.  Dediklerine göre: “Meden...

  Amerika ve Avrupa’nın ortak silahlı gücü olan Kuzey Atlantik Paktı, kısaca  NATO, 1940’lı yılların sonunda,   Komünist Blok’un Varşova Paktı’na karşı silahlı güç olarak kurulmuştu. Türkiye ise...

    Sayın Cumhurbaşkanı geçen hafta yaptığı bir konuşmada Amerika ve Avrupa ülkelerinin Türkiye’ye karşı büyük yanlışlar yaptıklarını dile getirdikten sonra ilginç bir cümle söyledi: “Bu yanlışlıkl...

    15 yıldır, okuyoruz, izliyoruz. Türkiye’de dehşet miktarda gündem tahlilcisi var. Kimisi gazete köşelerinde, kimisi internet sitelerinde, kimisi televizyon ekranlarında güncel olayları tahlil ...

    Yeni bir aldatma olayını Sayın Cumhurbaşkanı’ndan öğrendik. Meğer Fırat Kalkanı’nın devamı olan “Zeytinlik Harekatı’nda” Amerika Başkanı Obama bizi yine aldatmış. Münbiç konusunda verdiği sözle...

    Çok yanlışlıklar yapıldı. En baştan beri Amerika’ya güvenilip adeta teslim olundu. Ebedi Dost denildi, Stratejik Ortak denildi, Koalisyon Ortağımız denildi. BOP, yani Büyük Ortadoğu Projesi’n...

  Bir kardeşimizin kafası karışmış, gelmiş bize diyor ki: Bu Amerika maksatlarını amma da gizlemiş. Hükümet nereden bilecek bunların bizi bırakıp terör örgütü ile beraber hareket edeceğini? Reis de...

  Güvenlik kuvvetlerimize ait, hergün bir veya birkaç şehidimizi kalbimize gömüyoruz.  Yıllardan beri vatanımıza ve mukaddesatımıza karşı yürütülen kirli savaşları maalesef bitiremedik. Binlerce gen...

TOP