Şu Bogaz Harbi

Şu Bogaz Harbi

Hilelerle Çanakkale

Hilelerle Çanakkale

Duygu dolu şiir sevenlere

İSTANBUL’UN FETHİ VE KURTULUŞLARI

 

Geçen hafta İstanbul’un fetih günü idi. Resmi ve sivil kuruluşlar ile bir çok medya organında çeşitli etkinliklerle o mutlu günün 564. Yıl’ı kutlandı. 
Peygamber Efendimiz S.A.V’in verdiği müjde, Miladi 1453 yılının 29 Mayıs günü gerçekleşmiştir.
Fatih Sultan Mehmed Han’ın yaptığı iki yıllık büyük hazırlıktan sonra fetih gerçekleşmişti. Böylece İstanbul 470 sene Osmanlı’ya, 407 senesi Hilafet merkezi olması sebebiyle tüm İslam Dünyası’na başkentlik etmiştir.
Bu kadar süre içinde İstanbul çok badireler atlatmış, işgaller, yıkımlar ve kurtuluşlar yaşamıştır.
Misaller verelim:
Yıl 1915, Mart ayı. Haçlı donanmaları Çanakkale Boğazı’na yüklenmişler. Almanların ve İttihat Terakki iktidarının görüşüne göre, her an Çanakkale’yi geçip İstanbul’a gelmeleri mümkündür. O halde Payitaht İstanbul’u boşaltıp, resmi daireleri Eskişehir ve Konya’ya taşımalıdır. Binalar tutulmuş, düzenlemeler yapılmış, tam teşekküllü bir tren hazırlanmış Padişah ve resmi erkanı İstanbul’dan taşımak üzere Haydarpaşa’da bekletilmektedir.
Cennetmekan 2.Abdülhamid Han bunu gözaltında bulunduğu Beylerbeyi Sarayı’nda, kendisini de götürmek üzere ikna etmeye gelen Dahiliye Nazırı Talat Paşa’dan öğrenmiştir. İstanbul’u onlarla birlikte terk etmeyi kesin olarak reddetmiş, onlara da böyle bir vebale girmemelerini tarihten örnekler vererek öğütlemiştir.
Bu sözleri değerlendiren İttihat Terakki iktidarı ikna olmuş ve İstanbul’u boşaltma fikrinden vazgeçmiştir.
Böylece İstanbul 2. Abdülhamid Han’ın son andaki girişimi ile kurtarılmış oluyordu. Bu şeref onundur.
30 Ekim 1918 tarihinde imzalanan Mondros Mütarekesi’nden hemen sonra İstanbul, düşmanlar tarafından önce fiilen, sonra da resmen işgal edilmiştir.
Milletimizin dişi ile tırnağı ile Anadolu ve Trakya’da verdiği mücadeleler sonunda zafer kazanılmış, Lozan’da Hilafet’in kaldırılması ve Şeri idare tarzından verilen tavizler karşılığı İstanbul’un geri verilmesi düşmanlar tarafından kabul edilmiştir.
Böylece 6 Ekim 1923 tarihinde, 4 yıldır İtilaf devletlerinin işgali altındaki İstanbul Türkiye’ye teslim edilerek, yabancı kuvvetler şehri terk etmiştir. Bu İstanbul’un kurtuluşudur. Bu kurtuluşun şeref payesi İstiklal Savaşımızın kumandanları olan Mustafa Kemal Paşa, silah arkadaşları ve Büyük Millet Meclisi’nindir.
Günümüze geliyoruz.
İstanbul İstanbulluğunu kaybetme tehlikesi ile karşı karşıyadır. Bu bir düşman işgali değil, çarpık kentleşme ile beraber kendi halkımızın İstanbul’u tıka basa doldurması ile oluşmuş bir tehlikedir. 
İstanbul beton blokların arasında tarihi sliüetini yer yer kaybetmiş, bu gidişle tümden kaybetme tehlikesi içindedir. 
Bakan Özhaseki’nin ifadesi ile, nufusu yirmi milyon sınırını zorlamakta olup, yakında otuz milyona ulaşacaktır. Yapılaşma yoğunlukları, üçe beşe katlanmaya başladığından, uçak pisti kadar genişletilmiş yollar bile, artan araçlara kifayet edememekte, trafik yoğunluğu insanımızın anasını ağlatmaktadır. Yatırımların hızı nüfus artışı hızına yetişememektedir. Yollar genişletile genişlertile, 6 veya 8 şeride çıkarıldığı halde yine de kafi gelmemektedir.
Allah korusun bir kıtlık veya felaket vuku bulursa olacak şeyleri düşünmek bile tüyleri diken diken ediyor.
İstanbul’u bu durumdan kurtarmak da gün geçtikçe zorlaşmakta.
Aslına bakılırsa İstanbul’u kurtarmak, Türkiye’yi kurtarmak olacaktır.
Üstelik İstanbul’u kurtarmak, Türkiye’nin en uzak sınırlarından başlayarak mümkün olabilecektir. 
Halkımızın kendi rızkını kendi bölgesinde, ilinde veya ilçesinde temin edeceği sanayi ve hizmet tesislerinin kurulması, ile başlayabilecektir.
Tarlalarımızda, köylerimizde, bölgelerimizde, tarımın doğru yöntemlerle yapılmasının teşvik edilmesi, modern yöntemlerin yaygınlaştırılması, ürünün ve kalitenin özendirilmesi ile başlayabilecektir.
Mezralardan itibaren hayvancılığın doğru şekilde özendirilmesi, kalitenin arttıırılması, hayvan cinslerinin ıslah edilmesi, hayvansal ürünlerin işleneceği sanayi tesislerinin halkın kolayca ulaşabileceği merkezlerde kurulması ve çalıştırılması ile mümkün olabilecektir.
Bu suretle hem İstanbul ve diğer büyük şehirlere göç ihtiyacı ortadan kalkacak, hem sanayi, tarım ve hayvancılık, ihtiyacımızı karşılayacak seviyeye ulaşacak, hem de ithalat aşağı çekilerek dış ticaret açığımız azaltılacaktır.
Bu da hem Türkiye’nin, hem de İstanbul’un kurtuluşu demek olacaktır.
Bu reçeteyi uygulayacak bir irade derhal harekete geçmelidir. Boşa geçirilecek bir dakikalık zaman yoktur.
İstanbul’un bu duruma düşmesinin sorumlusu büyük ölçüde bu iktidardır. Kurtarmak için başta devlet imkanlarının seferber edilmesi yönünde adımların atılması şartı ile, bu kurtuluşun şerefi dileriz yine bu iktidarın olur. Bu şeref te onlara yeter.
 
 
 SIRASIYLA
 
Takdir, biz bizi henüz bilmezden önce,
Tedbir, felaket bize gelmezden önce,
Tekdir, yüzsüze kötek çalmazdan önce,
Tekbir, Azrail canı almazdan önce...
 
Ekrem Şama

 

    Maskeler indiği zaman! Şeytanlar atağa geçtiği zaman! Diyalogları bitirdikleri zaman! Sözü silaha havale ettikleri zaman! Dost sandıklarınız sınırlarımızı kapattığı zaman! Gerçek dostların ...

    Barzani Kuzey Irak’ta bir bağımsız devlet kurmak için halk oylaması kararını açıkladı. Birleşmiş Milletler teşkilatı ise derhal yeşil ışık yaktı. Bizim yöneticilerimiz bunu duyar duymaz sızlan...

  İslam coğrafyasının tutuşturulup yakılması kararı, 2001 ikiz kuleler mizanseninin sahnelenmesinden sonra ABD tarafından kararlaştırılmış, batılı devletler de buna destek vermişlerdi. Arkasında İsra...

  Geçen hafta İstanbul’un fetih günü idi. Resmi ve sivil kuruluşlar ile bir çok medya organında çeşitli etkinliklerle o mutlu günün 564. Yıl’ı kutlandı.  Peygamber Efendimiz S.A.V’in verdiği müjde, ...

    Amacımız kuru eleştiri değildir. Doğru bildiklerimizi ortaya koymak gayesi ile yazıyoruz. Biz biliyoruz, görüyoruz ki, çıkmaza girdin. Eski borçlar ve faizleri seni zorluyor, yeni borç bulamıy...

Trump Amerika’sı ile beklenen görüşme yapıldı.  Artık terör evrilerek yeni bir döneme giriyor. Türkiye’nin terörle mücadelesi bundan böyle eskisi gibi olmayacak. Amerika ile ilişkilerimizde eski dö...

  Nihayet bu da oldu. Dost, Müttefik, Stratejik Ortak ve Koalisyon Ortağı kabul ettikleri Amerika, korkunç adımlardan birisini atıverdi Türkiye’yi boğup parçalamak isteyen terör örgütlerine ağır si...

      Öyle işler ki! Hani derler ya, insan adeta küçük dilini yutuyor. İşte bir kaç tanesi: Nasıl oldu da; kurtuluş savaşı verirken, tek yumruk olmamız şartken, halkımızı ayrıştıracak kampanyala...

  16 Nisan Referandumundan önce Sayın Cumhurbaşkanımız ve EVET taraftarları meydanlarda söz vermişlerdi. 17 Nisan’dan itibaren yeni bir Türkiye olacak, vesayet rejimi sona erecek, kurtuluş ve uçuş ha...

    Devlet mi yönetiyoruz, devletcilik mi oynuyoruz? Şimdi bakınız: Referandum kampanyaları devam ederken AGİT(Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı)’ten bir gözlemci heyeti talep etmiş devlet ye...

    Maalesef! Çok üzücü bir kampanya yaşattılar bize! Bir anayasa değişikliği oylamasını ne hallere soktular, nasıl istismar ettiler. Süreci hep beraber yaşadık.  Yaralandık, paralanmaya çalışıl...

    Kulaktan kulağa yayılıyor. Yeni Osmanlı’yı kuruyoruz diye bir fısıltı. “Efendim, Irak Kürdistan’ı tamam, Suriye’de de eli kulağında. Amerika bunun altyapısını hazırlıyor zaten. Bizde de bir bö...

      Bina yıkımı işleriyle uğraşanlar iyi bilir. Büyük binaları, temellere, kirişlere, kolonlara bombalar yerleştirir, sonra da patlatarak yıkarlar. Bu ülke de bizim binamızdır, evimizdir. ...

    Tasvip etmediğimiz ve değiştirilmesi elzem olan bir Anayasa’dan bazı maddeleri değiştiren, lakin maksadını çok aşan değişikliklerin öngörüldüğü bir referandum süreci yaşamaktayız.  Bizce bu...

    İslam dünyasınıa karşı sürmekte olan rezil istilayı önleyebilmenin tek yolunun İslam Birliği olduğu aşıkar. İslam Birliği’ni kurmanın çok da kolay olmadığını kabul etmemiz gerekiyor. Bu zorluğ...

  Vefatının 6. Yılında Erbakan’ı anma haftası bütün dünyada yapılan etkinliklerle sona erdi. Bizim penceremizden baktığımızda yaklaşık bir ay süren bu zaman diliminde, acizane 20 ayrı yerde yapılan ...

    15 yıldır tek başına iktidarda Akparti var. 15 Yıldır hemen hemen tek adam yönetimi var. Hem de içeriden ve dışarıdan pek itiraz olunmayan bir yönetim. Şaşılacak şeydir ki, gelinen bu noktada...

    Altıncı vefat yılında rahmetle anıyoruz. Çok şey öğrendik. Hem sözlerinden, hem de fiiliyatından. Şahsen bizim öğrendiklerimizin en başında insan ihtiyaçları ile ekonomik kaynakların dengesine...

    Türkiye Cumhuriyeti’nin 94 yıllık sanayi serüveninden kesitler sunarak bu sürece damgasını vurmuş liderlerin karnelerini oluşturacağız. Karnedeki başka derslerin durmuna girmeden. Temel sanayi ...

    Bir anayasa değişikliği! Madem ki parlemantoda görüşülmüş ve halkoylamasına sunulacak. Normal olarak evet diyenler de olacak, hayır diyenler de. Kampanyalar henüz başlamadan akla ziyan bir gö...

  2017 yılı başlarındayız. Türkiye hangi gündem maddelerinin etkisinde? En baştakileri sayalım mı? -Ordumuzun sınır ötesi harekatı. -Terör ve teröristlerle mücadele. -Komşu ülkelerle başlatılan ...

      Kıbrıs,ilk olarak Miladi 649 yılında, Halife Hazreti Osman zamanında Müslümanlar tarafından Bizans’tan fethedildi.   Peygamberimizin halası  “Hala Sultan” bu fetih sırasında şehit oldu. ...

      Neymiş efendim, başkanlık sistemi getiren Anayasa değişikliğine “evet” demeyecekmiş. Sen misin bu kararı alan? Bak ne hücümlar yiyeceksin! Ne karalamalara muhatap olacaksın! Ne benzet...

    Türkiyemizde insanlarımız ikiye ayrılır: Okumayanlar ve okuyanlar! Okumayanlara söyleyecek sözlerimiz bu makaleye sığmaz. Okuyanlar ikiye ayrılır: Çok okuyanlar ve sadece gazete okuyanlar! ...

TOP